ALTINDAN PORTAKAL 9

ALTINDAN PORTAKAL 9

Ve festivali bitirdik, şu anda bir yandan ödül törenini naklen izliyor, bir yandan da yazıyorum. umarım gönlümdeki filmler ve oyuncular dereceye girer.
Bugün aslında 4 film için biletim vardı ama sabah sabah, daha afyonum patlamadan Kim Ki Duk’un kan revan filmini izleyemeyeceğime karar verdim ve bileti yaktım. Öğleden sonra ise ilk olarak yönetmenliğini Sudabeh Mortezai’nin yaptığı, Avusturya yapımı “Macondo”yu izledim.
 
Viyana’daki bir Çeçen mahallesinde annesi ve iki kız kardeşi ile yaşayan küçük Ramasan’ın öyküsünü konu almış film. Bir yandan iltica süreci devam ederken bir yandan da kendi kişisel sorunlarıyla başetmeye çalışır ve babasının asker arkadaşı İsa’nın gelmesiyle de işler iyice çetrefilleşir. Eli-yüzü düzgün iyi bir yapımdı, izleyin derim.
Sonraki filmim aslında “Turist” idi ama arkadaşların önerilerine uyup “Turist”in biletini iyi bir yer bulamadığı için izlemekten vazgeçmek üzere olan bir genç kıza satıp “Her Şeye Rağmen”e bilet aldım. 
Serebral palsili bir gencin hayata direnişini gerçek bir yaşam öyküsünden hareketle konu alan Polonya yapımı filmi Maciej Pieprzyca yönetmiş. Serebral palsili genci canlandıran Dawid Ogrodnik ise olağanüstü bir oyun çıkarmıştı. 
Ve son olarak festivalin açılış filmini kendim için kapanış filmi yaptım, Gürcü-Kazak-Alman-Çek-Fransız-Macar ortak yapımı olan ve başrolünde İlyas Salman’ın oynadığı “Mısır Adası”.
Gürcistan-Abhazya arasında sınır oluşturan Enguri nehrinde her ilkbahar oluşan adalardan birinde mısır tarımı yapan yaşlı adamla torunun öyküsünü anlatan filmde olağanüstü güzellikte doğa manzaraları vardı. Ağır tempolu olmasına rağmen sevdim filmi.
Yeni bir festivalde buluşmak üzere…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir