ANILAAAAAR…

ANILAAAAAR…

“Hatıralar kocamış dimağların koltuk değnekleridir” diye okumuştum bir zamanlar bir yerlerde. Kendimi henüz kocamış hissetmesem de sıkıldığımda, bunaldığımda hatıraları koltuk değneği olarak kullandığım doğrudur. Çocukluğumu ve ilk gençliğimi geçirdiğim semtin bir grubu var sosyal paylaşım sitelerinden birinde, hayli aktif bir grup, bu aralar insanlar anılarını paylaşıyorlar, çok da güzel oluyor. O vesileyle ben de eğlenceli bir anımı yazmıştım, daha kapsamlı olarak buraya da yazayım dedim, belki yüzlerde bir gülümsemeye neden olur.
Yaşı bana yakın olanlar belki hatırlar, çocukluğumda “Sangam” adında bir Hint filmi gişe rekorları kırmış, haftalarca vizyondan kalkmamış, şarkıları dillere pelesenk olmuş, insanlar akın akın filmi izlemeye koşmuştu. Diğer oyuncular kimdi bilmiyorum ama ana rollerden birinde artık olgunluk çağını yaşayan ve babamın sürekli “Avare” filmini anarak aile içinde bile gündemde tuttuğu ünlü Hintli aktör Raj Kapoor oynuyordu.
Türkçe’ye “Arkadaşımın Aşkı” adıyla çevrilmişti ve ben de vizyona girdiği ilk hafta izlemeye giden bir komşumuzun peşine takılarak Ankara’nın o zaman için en klas sinemalarından biri olan Gölbaşı Sineması’nda seyretme şansını yakalamıştım. İlkokulun ilk sınıflarındaydım, sonradan “üç film birarada” türü seks filmleriyle itibarını yitirip ayağa düşecek Gölbaşı sinemasına ilk gelişimdi. Hem sinemanın havası, hem de filmin renkli, canlı, yer yer eğlenceli, yer yer hüzünlü havası, hareketli şarkıları çok hoşuma gitmişti. Hatırladığım kadarıyla aynı kadına aşık iki arkadaşı anlatan klasik bir konusu vardı ama tüm Hint filmleri gibi rengarenkti, damardan giriyordu, o yüzden çok ilgi çekmişti. Uzun zaman şarkılarının Türkçeleştirilmiş sözlerini söyleyip gezmiştim evin içinde, hala da bazılarını hatırlarım:
“Buudaya buudaya butamildeya
Peçemi biraz açsam ihtiyar kızar
Sözde çiçek yerine getirir karnıbahar”  
ya da
“Ne olur vazgeç arkadaşımdaaaan 
Öleceğim inan senin aşkındaaaan
Kimin aşkı olursan ol sanma sevemeeeeeeem
Sonu ölüm olsa bile asla dönemeeem
Bir tarafta arkadaşım bir tarafta seeeen
İki ateş arasında halimi görseeeen”
Evdekileri şarkılarımla hem bıktırıp hem film hakkında epey meraklandırdıktan sonra bulunduğumuz semtin açık hava sinemasında gösterime girdi film. Başta anneannem olmak üzere hemen niyet ettik tabi izlemeye. Ben geri kalır mıyım, bayıla bayıla bir kere daha izlerdim. Öyle de oldu, hep birlikte gittik arka tarafında sinema perdesine bakan bir dizi ev olan ve çay-kahve eşliğinde balkonlarında beleş film seyreden sahiplerine imrendiğim Akın Sineması’na. Filmin başlamasına az kala anneannemden “Ayy!” diye bir çığlık, ardından da peşpeşe beddualar geldi: “Yaha ciğerine ateş düşsün e mi, kahrolasıca, koca sinemada bula bula beni mi buldun? Kafam kırıldı, kim attı o taşı”. Ne olduğunu çok geçmeden anladık. Yarı karanlıkta arka taraftaki evlerden ya da duvar üstünden atılan bir taş onca insanın içinde gelip anneannemin kafasını bulmuştu. Normal şartlarda bile canı çok kıymetli olan annannem adeta başına bomba düşmüş kadar patırtı kopardıktan sonra güç bela sakinleştirildi, o esnada oynamaya başlayan filmi izlemeye devam etti ama olan bana oldu. Film arası verilir verilmez anneannem kendi sığamayacağı için beni bir taş daha atarlar da kafama gelir korkusuyla oturduğum tahta sandalyenin altına soktu. On dakika boyunca orada büzülüp oturdum, ancak ikinci yarı başlayınca çıkmama izin verildi 🙂
Eve dönerken ben yine filmin şarkılarını söylüyordum, anneannemse taşı atana söylenmeye devam ediyordu. Meraklısı için aşağıda filmin en meşhur şarkılarından biri var:

En son yayınladığımız Metro Market 12-26 Şubat 2015 başlıklı yazımızda 1226, 2015 ve Market hakkında güncel bilgi içermektedir.

  • huncalife sponsor olduğu dizi veya filmler

Benzer yazılar

Previous post
Next post


Submit your comment

Your name is required

Web sitemizle alakalı görüş öneri ve taleplerinizi- icerikkontroltalebi@gmail.com -a iletiniz