BİRTAKIM BÜROKRATİK HADİSELER VE KİTAP MEYDAN OKUMASI (11)

BİRTAKIM BÜROKRATİK HADİSELER VE KİTAP MEYDAN OKUMASI (11)

Dün bütün günü devlet dairelerinde, bürokratik işlemler peşinde geçirdim. Uzun zamandır bu tarz işlerden uzak kalmıştım, unutmuşum ne kadar ağır işlediğini, ne çok gereksiz evrak kullanıldığını, ne çok bilgisiz insan olduğunu, ne çok hayatından bezmiş memur bulunduğunu. “Risk” sözcüğünü “riks” diye telaffuz ederek ahkam kesip hava atanından, millet sıradayken önüne çektiği tastan diyet yemeğini kaşıklayana kadar türlü çeşitlisi mevcut. Çilem dolmadı üstelik, yarın daha değişik türleriyle karşılaşmak üzere tekrar kuyruklarda olacağım. Öğle vakti fırsat yakalayınca kendimizi bir İran lokantasına attık kızkardeşle ve safranlı çilav ile beng (umarım doğru hatırlıyorumdur) kebabı yedik, pek enfesti.
 

Zaten günün yegane keyifli anı buydu, sonrası sinir harbi ve koşturma, nefret ettiğim halde vesikalık fotoğraf bile çektirdim. Son 15 yıldır bir sebeple çektirdiğim muhtar teyze kılıklı vesikalıkla idare ediyordum lakin Antalya’daki fotoğrafın Ankara’ya faydası yoktur, el mahkum çektirdim. Üstelik yanımda saçımı tarayacak tarak bile yoktu, parmaklarımı kahkülümden geçirip oturdum makinenin karşısına 🙂
Kitap meydan okumasına gelince, 11. güne geldik bile, sorumuz şudur:
11. gün: Nefret ettiğin bir kitap:
İlk yayınlandığı zamanlardı, hediye idi ve kapak pek bir huzur verici, pek bir hoş idi. Velakin dışı beni, içi de beni yaktı. Sürekli örgü ören bir takım kadınların abukluklarını okudukça örgü örmekten nefret ettim, şişini bırakan kitap yazmış kardeşim. Üstelik o kadar rağbet gördü ki ardarda devam kitapları çıktı. Ben de mi bir anormallik var acep 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir