CAM, PERDE, TEMİZLİK FALAN FİLAN

CAM, PERDE, TEMİZLİK FALAN FİLAN

Bugünün etkinliği şahane(!), perde yıkayıp cam silme. Ne zamandır gri gri sırıtıyorlardı yüzüme, görmemezlikten geliyordum. Malum bu ev uzun süre boş kalıyor, ayrıca çok işlek bir cadde üstünde konuşlandığı için de perdelerin halini varın tahayyül edin. Camlar keza, yokluğumda olan çamuru, isi biriktirmişler üstlerinde, görünür yerleri şöyle bir silip bırakmıştım. Her tür domestik faaliyetten nefret ettiğim için bugüne kadar geldik ama baktım önümüz bayram, bir de duvardaki fotoğraftan annem sanki parmak sallıyor. Çaresiz işe koyuldum. O annem ki hipoksi nedeniyle halüsinasyon görüp yoğun bakımda yatarken bile komşumuza “bizim perdeleri yıkayıver” diye tembih etmişti. Bayram günü kirli bırakırsam kesin hisseder öbür taraftan. Sebepler zorlayıcı gördüğünüz gibi, dün gece hiç adetim olmadığı halde erkenden yatıp bir güzel uyuyunca sabahın köründe uyandım, “gün bu gündür Leylak hanım, kalk şu perdeleri, camları hallet” diyerek kalktım yataktan. İlk partiyi çamaşır makinesine atıp cam silmeye girişmiştim ki bilgisayarın güç kaynağından gelen “biiip biiip” sesleriyle irkildim, anladınız siz onu, elektrikler kesilmiş. Yahu kırk yılda bir iştaha gelmişim, yataktan kalkıp işe koyulmuşum elektriğin gideceği tuttu. Makine durdu, güç kaynağı zırıldar, dizim yüzünden çevikliğim kalmamış camların üst taraflarına ulaşamam, hasılı tüm enerjim dibe vurdu. Lakin başladık bir kere devam edeceğiz, muhtelif aralıklarla kesilen elektriğe, uyuşan ellerine, ağrıyan dizime rağmen yılmadım. Camları sildim bitti, perdeler halen yıkanmaya devam ediyor. Tabii ben de bittim.
Bir de bitmek üzere olan var, o da 1038 sayfalık “İri Memeler ve Geniş Kalçalar”. Akşama sen sağ ben selamet durumları olacak, 100 sayfadan az kaldı. Ciddi bir okuma maratonu idi ve oldukça güzeldi. Shagguan Jintong’un ağzına zaman zaman terlik vurmak istesem de anasının hatrına kendimi tuttum. Çin Devrimini aşama aşama öğrendik kitap sayesinde ve “devrim kendi çocuklarını yer” sözünün gerçekliği de bir ölçüde ortaya çıkmış oldu. Okunma süreci biraz zorlu ama Marquez tadı veren bir romandı, hiç pişman değilim ve hatta yazarın diğer kitaplarını da okumak gibi bir projem de var. 
Bugün sonbaharımsı bir hava var Ankara’da, ayrıca ben cam sildim ya, yağmurun yağması şart oldu. Güneş gözlüğümün sapı gizemli bir şekilde kırılmış, mutfaktaki bulaşık süngeri kayıp, evde bir hayalet dolaşıyor sanırsam, kişt kişt diyor ve mutfak için-başta sünger olmak üzere-alışveriş yapmaya gidiyorum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir