DÜNDEN BU YANA

DÜNDEN BU YANA

-Hava çok sıcak ve aşırı nemli.
-Halletmem gereken bir iş için kilolarca ter döktüm.

-Üst geçidin yürüyen merdiveni yine bozuktu, mecburen tırmandım. Önümdeki adamın ayakkabısının altına sakız yapışmış, her adımda 20 santim sündü.
-Bindiğim otobüsün yolcu almak için durduğu durakta 3 farklı kişide aynı gri-siyah çizgili tişört vardı ve insanların birbiriyle alakası yoktu. Otobüs hareket edene kadar 4. çizgili tişört de gelirse işim rast gidecek dedim, geldi valla 🙂
-Manolyalar çiçek açmış.
-Denize tepeden bakan yeşillik bir mekanda iki arkadaşın doğum gününü kutladık. 
-Dönüşte pazara uğradım, tezgahlarda en çok kayısı ve kiraz vardı. 
-Günü şahane bir şarap içerek kapattık, arkadaşımın hediyesiydi, kendisine sevgiler yolluyorum.
-Hakan Bıçakcı’nin “Doğa Tarihi”ni okuyup bitirdim, hem de bir çırpıda. Bir edebiyat şaheseri sayılmasa da plaza kadınlarıyla ilgili harika gözlemler vardı ve çok akıcı bir dil kullanılmıştı. ilginç bir kitaptı, keyifle okudum.
-Üstüste okuduğum ve boşa vakit kaybı saydığım bir kaç kitaptan sonra elime Juli Zeh’in “Serbest Düşüş”ünü aldım. Henüz çok başlardayım ama daha önceki Juli Zeh okumalarıma güvenerek güzel olduğunu düşünüyorum. 
-5 saat boyunca sular kesildi, hazırlıksız yakalandığım için ne kadar cinim varsa gelip tepeme yuvalandılar.
-Sivrisinek sezonu açıldı, şu anda dışardan ilaçlama aracı geçiyor ama geçmiş olsun. Larvayken aşılanmadı mı hiç faydası olmuyor. 
-Ankara yolları ufukta göründü, ufaktan toparlanmaya başladım.
-Durum budur, kalın sağlıcakla…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir