GEZELİM-GÖRELİM-KEŞFEDELİM (ANKARA1)

GEZELİM-GÖRELİM-KEŞFEDELİM (ANKARA1)

Bugün ailecek Ankara’nın kıyısında, kuytusunda dolandık, belki birkaç yıla tek taşı bile kalmayacak semtlerdeki sokakları adımladık, cami yıkılıp mihrap yerinde kalmış güzellikteki binaları fotoğrafladık, kaldırdık arşive. Tabii sıcak nedeniyle biraz yorucu olan bu eyleme başlamadan önce aç karnımızı doyurduk. Ankara’daki dönerciler içinde tek geçtiğim Hacıbayram Dönerci’sinde gerçekleştirdik bu eylemi, şu çınarın gölgesinde:
Karnımız doyunca yan taraftan gelen kokuyu takip edip yine Ankara’nın en meşhur kahvecisine ulaştık ve kahve aldık “Gül Kahvecisi”nden. Sıcacıktı, özenle paketlenmişti ve çanta içinden bile kokusu yol boyu eşlikçim oldu.

Sonra Hacıbayram Camii’ne gitmek için Güvercin Sokağa daldık. Çok kalabalıktı, restorasyon sonrası dükkanlar tamamen dolmuş ve başka bir dünya olmuştu adeta. Çoğunda dini yayınlar, kokulu tesbihler, namaz ve dua CD’leri, hac malzemeleri ve tesettür giysileri sergileniyordu. Yolun başındaki bu amca ise romatizmaya, kireçlenmeye, eklem, bel ve diz ağrılarına, boyun-bel fıtığına ve topuk dikenine karşı adam otu satıyordu.
Güvercin Sokak boyunca ve Hacı Bayram Camii civarında Kale ve Ankara görüntüleri eşlik etti yürüyüşümüze, Kale civarında düzenleme yapılmış etrafı açılmış, Bentderesi’ndeki malum mahaller yıkılmış, ortalık biraz ferahlamış sanki:

Bu da bir başka açıdan Ankara, Altındağ’a doğru:

Camiin karşısında henüz restorasyon sırası gelmemiş bir ev ve tarihi duvarlar.
Sonra yolumuzu İsmetpaşa Mahallesi’ne düşürdük, Ankara’nın bir başka yüzü. Kentsel dönüşüm mağduru bir semt burası, zamanında güzeller güzeli olduğu belli harap konaklar, virane evler, yıkıntılar, çöpler arasında sokakları dolaştık. Her milletten insanlar gördük, yoksulluk bir yazgı mı bilemedik, hüzünlendik. Her şeye rağmen yüzleri gülen çocuklara rastlayıp şakalaşarak fotoğrafladık. Haydi birlikte gezelim:
Çankırı’nın içindenmiş genşler, hemşeriyiz alimallah 🙂

Yıkıntılar arasına parketmiş bu dozer yeni bir yıkım için emir bekler gibiydi:

Ve onca yorgunluğun üstüne Hâl civarındaki Çino Cafe-Bistro gibi fiyakalı bir ismi olan bu kitsch mekanın havuz(!) başında çaylarımızı yudumladık. Darısı başka semtlere, başka keşiflere:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir