KİTAP MEYDAN OKUMASI (25) VE BİR GEZİDEN KALANLAR

KİTAP MEYDAN OKUMASI (25) VE BİR GEZİDEN KALANLAR

Önce 25. günün sorusunu cevaplayıp sonra dünkü günübirlik Kaş gezisinden birkaç fotoğraf paylaşmak istiyorum:
25. gün: Kendine en yakın bulduğun karakter:
Değişmeyen cevabım Küçük Kadınlar’ın Joe’sudur. Küçükken rol modelimdi, hala sevgiyle anarım. Roman karakteri değil de gerçek bir kişiymiş gibi düşünürüm.

Eh bugünün ödevini de tamamladığımıza göre biraz dünden kareler gelsin:

Önce lezzetli portakallar kenti Finike’den geçerken bu komik heykelleri gördük. “Dünyanın tepesine basar, portakalımı sunarım” heykeli ile “manikürlü eller de portakal tutar” isimli nadide eserleri saygıyla selamladık. Elin yeşil olmasındaki manayı gezimiz boyunca çözemedik ne yazık ki…
Sonra kıvrıla kıvrıla yılana dönmüş yollarda başımızı döndürüp Demre’ye ulaştık ve Noel Baba Kilisesi’nin önünde neyse ki heykele benzeyen bir heykelle karşılaştık, çocukların Noel Babişkosu.

Noel Baba Kilisesi’ni hatırı sayılır bir turist kalabalığı arasında gezdikten sonra yolumuza kaldığımız yerden devam ettik. Kaş’a tepeden bakan bir noktada mola verip fotoğraf çektikten sonra Kaputaş Plajı’na doğru kırdık rotayı.

Kaputaş Plajı insanı resmen davet ediyordu, o kadar güzeldi ki inip-çıktığınız onlarca basamak bile vız geliyordu insana.
Bu hanım kızımız da Kaputaş kayalarına tırmanmak için gayret gösteriyordu, umarım tepeye ulaşmıştır.
Plaj-deniz faslından sonra tekrar Kaş’a çevirdik yönümüzü, yaklaşan akşamın ışığıyla daha da güzelleşen beldeyi gezip dolaştık biraz:

 

Gün iyice akşama dönerken dönüş yoluna düştük, aklım, gönlüm Kaş’ta kaldı, keşke yolları bu kadar zorlu olmasa. Günün başka bir güzelliği de kendisi de Kaş’lı olan yazar Şükran Yiğit’e rastlamamdı. Uzun zamandır görüşmeyi arzu ediyor bir türlü başaramıyorduk, kısmet bizim Kaş gezisine imiş.
Akşamı etmeden Kekova/Üçağız’a da uğrayalım istedik ama yolun kötülüğü geciktirdi bizi, yine de küçük bir tur atmayı başardık ve ülkede kıyamet koparken oradaki huzura fena imrendik.

Ve dönüş yolunda Kumluca’dan geçerken kavşaktaki elektrik direğinden sarkan bu sebzeler bizi gülmekten yerlere yatırdı, keşke gündüz görüp de daha güzel bir fotoğraf çekebilseydim 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir