OKSİJEN DELİKLERİ

OKSİJEN DELİKLERİ

Ülke gündeminin ardarda gelen olayları bizi nefessiz bırakırken bu hengamede ruhumu ve bedenimi ayakta tutabilmek için kendime küçük oksijen delikleri açmaya çabalıyorum. Balkondaki çekirdekten yetiştirdiğimiz biber mesela, her sabah çıkıp okşuyorum yapraklarını, büyüyenlerini koparıp kahvaltıma yoldaş ediyorum.
 
Açıldığından beri uğramaya niyet edip bir türlü fırsat yaratamadığım evin hemen dibindeki “Kent Müzesi”ne gittim Perşembe günü “zamanıdır” diyerek. “Çağlar Boyu Antalya” sergisi vardı, önce onu gezdim:
Sonra kitap standından ne zamandır aklımda olan üç kitabı satın aldım: “Kentimiz, Kendimiz, Geçmişimiz”, “Arşivden Günışığına Antalya” ve “Antalya Bitkileri”. Yaşadığı şehri tanıması ve sahip çıkması gerek insanın.
İlk kitabı oturduğum cafede dondurma eşliğinde gözden geçirdikten sonra park içindeki Bülant Ecevit Kültür Merkezi’ne gidip geçen ayın sonunda “Sanat Festivali” nedeniyle açılan karma sergiyi gezdim:

Fatih Uzunç
 

Emel Mülayim
 

Zeynep İpek
 

Yoldaş Ataseven
(İsmini göremediğim eser sahiplerinin affına sığınarak)
Sergi sonrası eve uğrayıp bir şeyler atıştırdıktan sonra Tiyatro Festivali’nin 2. oyununu izlemek için Opera Sahnesi’ne koşturdum: “Rumuz Goncagül”.
Oktay Arayıcı’nın bu ünlü eserini  Diyarbakır Devlet Tiyatrosu oyuncuları müzikal olarak sahneye uyarlamışlardı. Eğlenceli ve naif bir çalışma olmuş. Müzikal oluşu nedeniyle mikrofon kullanıldığı için ses sorunu yoktu.
Dün günün ikinci yarısı ütü eşliğinde film ya da film eşliğinde ütü ile geçti. Geçen yıl kitabını okuyup kendim için yılın en iyisi olarak kabul ettiğim “Lizbon’a Gece Treni”nin uzun zamandır sıra bekleyen filmini sonunda izledim. Tahminlerimin aksine perdeye çok iyi aktarılmış bir yapım olmuş, çok beğendim. Jeremy Irons’u zaten severdim, yanında Martina Gedeck de bonus olarak rol alınca tadından yenmedi.
Ve günü akşam Antalya Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde İtalyan gitarist Aniello Desiderio’dan “Rodrigo’nun Gitar Konçertosu”nu dinleyerek kapattım, şahane bir icra idi.
Görüldüğü gibi epey oksijen deliği açmışım, hatta kalbura çevirmişim de diyebiliriz 🙂 Bu akşam ilginç bir gösteri izleyeceğim Tiyatro Festivali kapsamında. Çin “Chengdu Chuanju Opera Topluluğu”ndan “Arzu Denizi”. Bakalım nasıl bir nefes üfleyecek bize…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir